İşgal altındaki Batı Şeria'nın Fakku'a kasabasında yerleşimciler ile köylüler arasında yaşanan çatışmada bir İsrail askeri Filistinli bir adamı bacağından vurdu, çünkü "demokrasiyi savunmak" denince akla ilk gelen şey silahsız insanlara hayvan otlatma kavgası yüzünden ateş açmak oluyor.

Görgü tanıklarına göre bir grup yerleşimci, hayvanlarıyla birlikte Filistinlilere ait araziye girdi ve bölge sakinleri onları durdurmaya çalıştı. Ardından İsrail güçleri müdahale etti ve olay yerindeki adamlara göre sivillere ateş açtı. Bir asker, 30'lu yaşlarının ortalarındaki Filistinli Kassem Hussam'ı bacağından yaraladı.

İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), Guardian'a olayla ilgili bir ihbar aldıklarını ve ateş eden kişinin kendi askerlerinden biri olduğunu doğruladı. IDF, "Bugün erken saatlerde [Cumartesi], Fakku'a bölgesi yakınlarında İsrailli siviller ile Filistinliler arasında sürtüşme yaşandığına dair bir ihbar alındı" dedi. "Olay yerinde bulunan bir IDF gücü havaya ve bir Filistinliye doğru ateş açtı." Çünkü birine "doğru" ateş etmek, görünüşe göre ordunun "nişan alıyorduk ama hadi belirsiz bırakalım" deme şekli.

Hussam'ın yanında duran 34 yaşındaki Muhammed el-Şeyh, Guardian'a çatışmanın köylülerin Filistinlilere ait arazide hayvan otlatan İsrailli yerleşimcilerle karşılaşmasıyla başladığını söyledi. El-Şeyh, "Sonra İsrail askerleri geldi" dedi. "Ateş etmeye başladılar. Bir asker Hussam'ı vurdu ve yere yığıldı. Hemen yardımına koşup onu uzaklaştırdık. Bölgeye ambulans getiremedik, bu yüzden onu özel bir araçla hastaneye götürdük."

Filistin Kızılayı'na göre Hussam hafif ila orta durumda hastaneye kaldırıldı. İsrail ordusu olayın komutanlar tarafından incelendiğini ve bulguların incelenmek üzere ilgili makamlara iletileceğini söyledi. IDF, Times of Israel'e göre, Filistinli adamı vuran askeri, görünüşe göre ordu protokolünü ihlal ettiği için soruşturduğunu ekledi. Yani içimiz rahat olsun: Ordu kendini soruşturuyor. Ne ters gidebilir ki?

Olayın videosu, ateş açılmadan önce bir grup İsrail askeri ve yerleşimcinin silahsız Filistinli erkeklerle karşı karşıya geldiğini gösteriyor. Olay, İsrail hükümetinin işgal altındaki Batı Şeria'da şiddet yanlısı yerleşimcileri dizginleme yeteneği veya isteği konusundaki soruları artıran son gelişme oldu; saldırılar artmaya devam ediyor.

8 Eylül'de Birleşik Krallık Başbakanı Andy Burnham, korkunç acılar sürerken "kenarda durmayacağını" söyledi ve Guardian'da yazdığı yazıda Birleşik Krallık'ın uzun süredir harekete geçmekte tereddüt ettiğini, "İsrail karşıtı olmakla suçlanmaktan korktuğunu" belirtti. Birleşik Krallık Dışişleri Bakanı Ed Miliband, hükümetin artık İsrail'in Batı Şeria işgalinin tümüyle yasa dışı olduğu yönünde resmi pozisyon alacağını duyurdu ve İsrail yerleşimleriyle ticarete kapsamlı yaptırımlar açıkladı.

Birleşik Krallık'ın pozisyonundaki bu dramatik değişim, Batı Şeria'da artan yerleşimci şiddeti zemininde yoğun bir diplomasi yazının ardından geldi ve Fransa ile Kanada dahil 12 ülkenin yaptırım açıklamasına yol açtı. Miliband, işgal altındaki Batı Şeria'da şiddet yanlısı Yahudi yerleşimci faaliyetlerini, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hükümetinin zımni desteğiyle yürütülen "etnik temizlik" olarak tanımlamasının ardından, İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Sa'ar, konsolosluğun kapatılması ve birkaç milletvekiline giriş yasağı dahil misilleme tedbirleri açıkladı. Bu, iki ülke arasında hızla kötüleşen anlaşmazlığın son aşaması oldu; Batı Şeria'daki şiddet devam ederken diplomatik ilişkiler yılların en düşük noktasında.

Filistin haber ajansı Wafa'ya göre, İsrail güçleri Cumartesi günü Cenin vilayeti genelinde baskınlar düzenleyerek altı kişiyi tutukladı ve eli kırılan 14 yaşındaki bir çocuğu yaraladı. Askerler ayrıca Cenin çevresindeki birkaç köye baskın yaparken, güçler Beytüllahim vilayetinde en az beş kasabaya girdi ve Za'atara'da bir kontrol noktası kurdu. Ramallah'ın doğusunda, İsrailli yerleşimciler saldırdı...