Kimseyi şaşırtmayan bir hamleyle, Romanya makamları Cuma günü Andrew Tate'i ve ağabeyi Tristan'ı resmen suçladı. Suçlamalar mı? Küçükleri istismar, para aklama ve cinsel suçlar da dahil olmak üzere bir suç büfesi; Tristan için ise adaleti engelleme girişimi de cabası. Çünkü bir kurbanın polisle konuşmasını engellemeye çalışmakla suçlandığınızda, açıkça işin içindesiniz demektir.

DIICOT'un (Romanya'nın Organize Suç ve Terörizm Soruşturma Müdürlüğü, kulağa bir Bond filminden kötü adam örgütü gibi geliyor ama aslında oldukça ciddi) hazırladığı iddianame, bir küçüğün çevrimiçi pornografi amacıyla İngiltere'nin Luton kentine götürüldüğü iddialarını içeriyor. Evet, Luton: size mağdurun insan ticaretine mi uğradığını yoksa sadece cezalandırıldığını mı düşündüren kasaba.

Savcılar ayrıca kardeşlerin toplam değeri 825.000 Euro olan dört lüks otomobiline de el koymayı planlıyor. Çünkü 'ben masumum' demenin en iyi yolu, küçük bir ülkenin GSYİH'sını finanse edebilecek bir araç filosuna sahip olmaktır.

Tüm suçlamaları reddeden Tate kardeşler, ABD ve İngiltere'de de ayrı yasal sorunlarla karşı karşıya. Rumen avukatları Eugen Vidineac, iddianameyi bir suç dramasındaki dedektif kadar titizlikle inceleyeceğine ve 'eksikliklere' itiraz edeceğine söz verdi - muhtemelen onları aklayabilecek kanıt eksikliği de dahil.

Bu arada, Avrupa'nın diğer haberlerinde, Almanya Saksonya-Anhalt'ta yapılacak eyalet seçimine hazırlanıyor; bu seçim, aşırı sağcı AfD'nin İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana ilk kez iktidara gelmesine sahne olabilir. Çünkü 'tarihten ders aldık' demenin en iyi yolu, 'kesinlikle sağcı aşırılıkçı' olarak sınıflandırılan bir partiye anahtarları teslim etmektir. AfD, 'ilk günden itibaren' sınır dışı etme sözü verdi; bu da bölgedeki azınlıkları ve mültecileri, oğlunun geleceği için her gün endişelenen 44 yaşındaki Fatemeh'i kesinlikle rahatlatacaktır. Ama neyse, en azından İncil çalışmasındaki pasta güzeldi.

Almanya ayrıca, Düsseldorf'un güneyinde bir elektrik şebekesi transformatörünü kısa devre yaptırma girişimini daha araştırıyor; bu, benzer iki olayın ardından geldi. İçişleri Bakanlığı bunlara 'hibrit saldırılar' diyor ve bir seçim arifesinde tesadüf olmadığını belirtiyor. Çünkü 'demokratik süreç' demenin en iyi yolu, stratejik bir altyapı sabotajıdır.

Volkswagen, 100.000 kişilik işten çıkarma planını onayladı; çünkü Çinli rakiplerle rekabet ederken iş güvenliğine kim ihtiyaç duyar? Şirket, 2031-2034 yılları arasında dört Alman fabrikasında üretimi durduracak ve geçen ay çalışanlar tarafından yuhalanan CEO Oliver Blume bunu 'gelecek için güçlü bir sinyal' olarak nitelendirdi. Gerçekten güçlü bir sinyal - yanan bir fabrikadan yükselen duman sinyali gibi.

İtalya'da Giorgia Meloni, hükümetinin Cumhuriyet tarihinin en uzun ömürlü hükümeti olduğunu kutluyor; bu rekorun 'övünülecek bir şey olmadığını' söylüyor. Ama yine de Bari'de düzenlediği festival tarzı mitingle bunu övünüyor; ülkenin dört bir yanından otobüslerle getirilen 10.000 kişi katıldı. Çünkü bir rekora sahipseniz, bir parti verebilirsiniz - seçmenlerinizi çalan eski bir ordu generali tarafından zorlansa bile.

Ukrayna'da ise Rusya, enerji tesislerine yönelik gece saldırılarına devam ediyor; Odesa'da en az bir kişi öldü, beş kişi yaralandı. Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskyy, ABD'li müzakerecilerle görüşmelere hazırlanıyor. Bu arada Air Tanzania, 'rutin risk değerlendirmesi' gerekçesiyle Moskova seferlerini askıya aldı; bu, havayolu dilinde 'vurulmamayı tercih ederiz' anlamına geliyor.

Avrupa'da her şey oluyor millet. Bizi izlemeye devam edin.