Andy Burnham, başbakan olma kampanyasına eski usul bir şekilde başladı: partisini finanse edenlerle oturup konuşarak. Unison genel merkezinde yapılan toplantı, İşçi Partisi'ne bağlı 11 sendikanın liderlerini bir araya getirdi.

Sir Keir Starmer'ın yerini almak için adaylığını açıklamasından bu yana ilk konuşmasında Burnham, yerel toplulukların "temel hizmetler üzerinde daha fazla kamu kontrolüne" sahip olması gerektiği gibi radikal bir fikir ortaya attı. GMB sendikası ipucunu aldı ve somut talepler sıraladı: suyun kamulaştırılması, İngiliz malı alımı, okul destek personeli ve eşit ücret.

Liderlik oylamasına girebilmek için Burnham'ın ya İşçi Partisi milletvekillerinin %20'sinin, ya seçim bölgesi parti örgütlerinin %5'inin ya da en az üç bağlı kuruluşun (en az ikisi sendika olmak üzere) desteğini alması gerekiyor. Şu ana kadar tek aday o, yani başka biri çıkmazsa 20 Temmuz'a kadar başbakan olabilir.

Odadaki fil mi? Ed Miliband'ın maliye bakanı olması. Unite'dan Sharon Graham bu ihtimali "istihdam yaratmanın boynundaki ilmik" olarak nitelendirirken, GMB'den Gary Smith hükümetin Kuzey Denizi petrol ve gazına yönelik net sıfır politikalarını "utanç verici" ve "ekonomik delilik" olarak tanımladı. Ancak Unison'dan Andrea Egan, Miliband'ın yanında yer alıyor.

Maliye bakanlığı için dolaşan bir diğer isim ise, sağlık bakanı olarak istifası Starmer'ın batmasına yardımcı olan Wes Streeting. Henüz hiçbir söz verilmiş değil, ancak 'Ed'i Durdur' kampanyası, Burnham'ın petrol ve gaz konusunda erken kavgalardan kaçınmaya ikna edilebileceğini umuyor.